Edebiyat – Göktürk Yazıtları Edebi Metin mi Yoksa Tarih Metni mi? – Konu Anlatım – 10.Sınıf

Göktürk yazıtları tarihi ve edebi metin özelliği taşır.
Kitabelerin bölümlerini tek tek incelersek örneğin  Bilge Kağan  yazıtında kendi ve yeğeni Yollug Tigin’in sözleri yer almaktadır aynı  şekilde,
Yazılış tarihine bakarsak M.S. 5. yüzyılın başlarına dayanmaktadır
Yani edebi ya da tarihseldir diye bir yorum yapmak yanlış olur.
Çünkü kitabenin içinde tarihsel olaylar da var ama günümüze kadar  ulaştığı için ve alfabe bakımından edebi metin özelliğini de taşırDaha iyi anlaşılması için kitabe hakkında birkaç bilgi veriyorum

# 1. Türk kara kamag budun ança timiş: “İllig budun ertim, ilim amatı  kana? Kimke iliğ kazganur men?” tir ermiş. “Kağanlıg budun ertim,  kağanım kanı? Ne kağanka işiğ küçüg birür men?” tir ermiş. Ança tip  Tabgaç kağanka yağı bolmış.
# Türk halkı şöyle demiş: “Vatanlı millet idim, vatanım şimdi hani? Kime  vatan kazanacağım ben” dermiş. “Hakanlı millet idim, hakanım hani?  Hangi hakana işimi gücümü vereceğim?” dermiş. Böylece söyleyip Çin  hakanına düşman olmuş.
# 2. Türk Oğuz beğleri, budun, eşiding! Öze tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türk budın, ilingin törüngün kim artadı?
# Türk Oğuz beyleri, millet işitin! Üsten gök basmasa alttan yer delinmese, Türk milleti, ilini töreni kim bozabilir?
# 3.Barduk yirde edgüg ol erinç: kanıng subça yügürti sönüküng tağça  yattı. Beglik urı oğlın kul boldu, işilik kız oğlun küng boldı.
# Vardığın yerde eline geçen şu oldu: Kanın su gibi aktı. Kemiğin dağ  gibi yığıldı. Bey gibi oğlun kul oldu. Temiz kız çocuğun odalık oldu.
# 4.Akanım kağan yiti yigirmi erin taşıkmış. “Taşra yorıyur” tiyin kü  eşidip balıktaki tağıkmış, tağdaki inmiş, tirilip yitmiş er bolmuş.  Tengri küç birdük üçün akanım kağan süsi böri teg ermiş, yağısı koy teg  ermiş.
# Babam hakan, on yedi erle dışarı kaçmış. “Dışarı yürüyor” diye haber  işitince, şehirdeki dağa çıkmış, dağdaki inmiş. Derlenip yetmiş er  olmuşlar. Tanrı güç verdiği için babam hakanın askeri kurt gibi imiş.  Düşman koyun gibiymiş.
# 5. İçre aşsız, taşra tonsız yabız, yablak budunda üze olurtım. İnim  Kül Tiğin birle sözleştimiz. Akanımız, eçimiz kazganmış budın atı küsi  yok bolmaasın tiyin, Türk budın içün tün udımadım; küntüz otırmadım.  İnim Kül Tiğin birle, eki şad birle ölü yiti kazgandım.
# İçi aşsız, dışı giyimsiz, zayıf çaresiz millet üzerine oturdum (Tahta  çıktım). Küçük kardeşim Kül Tiğin ile sözleştik: Babamızın, amcamızın  kazandığı milletin adı sanı yok olmasın diye Türk milleti için gece  uyumadım, gündüz oturmadım. Küçüğüm Kül Tiğin ve iki şad (şehzade) ile  ölürcesine çalıştım.
# 6. İnim Kül Tiğin kergek boldı. Özüm sakındım. Körür közüm teg, bilir biligim bilmez teg boldı. Kişi oğlı kop ölgeli törümiş.
# Küçüğüm Kül Tiğin merhum oldu. Ben yas tuttum. Görür gözüm görmez, bilir bilgim bilmez oldu. Kişi oğlu hep ölü türermiş.
Dil ve Alfabe
İslamlıktan önceki Orta Asya Türkçe sinde başlıca iki edebi lehçe  meydana gelmiştir. Bunlar, en kuvvetli örneği şu yazıtlarda gördüğümüz  Göktürk lehçesi ile aşağıda göreceğimiz Uygur lehçesidir.
Bu yazıtlar çok işlek nesir üslubu ile yazıldığına göre, aynı lehçe ile  meydana gelmiş, fakat ele geçmemiş daha birçok eserler olsa gerektir.  İlk devre edebiyatının en kuvvetli örneklerini veren bu lehçe, bazı  değişmelere uğramış olmakla birlikte Batı (Anadolu) Türkçe sinin kaynağı  olmuştur.
Göktürkçe’nin Anadolu Türkçesi’nden farkları şöyledir:
# 1-Bugün (G) ile başlattığımız sözler, Göktürkçe’de (K) ile başlar.  Göz, gelmek, görmek kelimeleri köz, kelmek, körmek şeklindedir.
# 2-Göktürkçe’deki bazı (T) ler bugün (D) olmuştur. Timiş, tiyip yerine demiş, diyip gibi.
# 3-Bugün kullandığımız bazı (Y) lerin yerine Göktürkçe’de (D) kullanılmıştır. Ayak, boy, uyumak yerine adak, bod, udımak gibi.
# 4-Bugünkü bazı (V) lerin yerine Göktürkçe’de (B) vardır: vermek, var, ev yerine bermek, bar, eb gibi.
# 5-Göktürkçe’de olmak fiili bolmak, su ismi sub şeklindedir.
# 6-İsmin (i-) hali Göktürkçe’de (-g veya –ig) şeklinde bulunur. Kişi-y-i, ordu-y-u, iş-i, yerine kişiğ, ordug, işig gibi.
# 7-İsimin (e)hali Göktürkçe’de (-ke, -ga)şeklindedir. Kime kağana yerine kim-ke, kağan-ka gibi.
# 8-Göktürkçe’de belirsiz isim takımları çoğunlukla takısız söylenir.  Türk milleti, Türk hakanı, Gök tanrısı yerine Türk budın, Türk kağan,  Kök tengir gibi.
# 9-Kelimelerden isim ve sıfat türetmeye yarayan –li (lı, lu lü) eki  Göktürkçe’de –lig, lıg şeklindedir. Vatan-lı millet, Hakan-lı millet  yerlerine il-lig budın, kağanlığ budın gibi.
Göktürk yazıtlarında dil hemen hemen arı Türkçe’dir. Bununla birlikte  Konçuy, biti-yad, yalmas (elmas) kamag (kamu) gibi yabancı kelimeler bu  metinlerde de bulunmaktadır.
Aradan 1200 yıl geçtiği düşünülürse Gök-Türkçeye göre bugünümüzdeki  dilimizde görülün bu değişmeler pek önemli sayılmaz. Yazıtlardaki  kelimelerin pek çoğu (Kara, il, kanı (hani), kağan, bey, işitmek, oğul,  kul, sözleşmek, taşra, özüm, sakınmak vs.) bugün hemen hiç değişmemiş  bulunmamaktadır. Ayrıca anlam veya biçim bakımından az çok değişmiş  olarak yaşayan kelimeler pek çoktur.
Göktürk yazıtları, Türklerin icadı olduğu sanılan Orhun alfabesi ile  yazılmıştır. Yazıtlarda bu alfabenin en gelişmiş biçimi görülüyor. 6 yy.  ait bulunan, Yenisey Kırgızları’nın mezar taşlarında ise, bu alfabenin  daha ilkel şekillerine rastlanmıştır. Bu hal, Orhun yazısının Türkler  tarafından bulunup geliştirildiğini düşündürmektedir. Ayrıca bu yazının,  Türk damgalarından çıkmış olduğu anlaşılıyor. Çünkü, ok ve yay resmini  andıran iki harf aynen “ok” ve “ya” diye okunmaktadır. Bu yazının Arami  alfabesinden alınmış olup, Türkçüye uydurularak geliştirildiğini söyleye  bilginler de vardır.
Köktürk alfabesi 38 harflidir. Harflerin ayrık olarak, sağdan sola veya  yukardan aşağıya doğru yazılır. Bu ayrık düzen, Köktürk harflerini  kağıda yazılmaktansa, taşa yazılmayı daha uygun kılmıştır. Ne var ki bu  yazının kağıt üzerindeki örnekleri de ele geçmiştir. 38 harfin, (4)ü  sesli, (26) sı sessiz, 8 tanesi ise birleşik harflerdir.

Yorum Bırak...